Türkiye Komünist Partisi, Süleymancılar ve Furkancılara yönelik operasyonların ardından tarikat ve cemaatlerin Türkiye'deki konumuna ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, AKP iktidarının ilk dönemlerinden itibaren tarikat ve cemaatlerin iktidarın önemli dayanaklarından biri olduğu ileri sürüldü. Bu yapıların zaman içerisinde ekonomik açıdan büyüdüğü ve devlet kurumlarında etkili hale geldiği savunuldu.
TKP, tarikat ve cemaatlerin devlet içerisindeki yapılanmasına ilişkin en dikkat çekici örneğin Fethullah Gülen yapılanması olduğunu belirterek, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında da iktidarın diğer tarikat ve cemaatlere yönelik kapsamlı bir adım atmadığını öne sürdü.
“İyi tarikat, kötü tarikat” eleştirisi
Son günlerde Süleymancılar ve Furkancılara yönelik operasyonların ardından yeni bir tartışmanın ortaya çıktığını belirten TKP, “iyi tarikat, kötü tarikat” ve “yandaş tarikat, muhalif tarikat” şeklindeki ayrımların yanlış olduğunu savundu.
Açıklamada, iktidar temsilcilerinin operasyonların tarikat veya cemaatlere yönelik olmadığını, soruşturmalardaki yapıların “suç örgütü” olduğunu vurgulamasına da değinildi.
TKP, bu yaklaşımı eleştirerek “Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür” ifadesini kullandı.
“İktidar bazılarını büyütüyor, bazılarını buduyor”
TKP açıklamasında, iktidarın kendi kontrolünde bulunan tarikat ve cemaatlerin büyümesine izin verdiği, diğer yapıların ise iktidarın çizgisine çekilmeye çalışıldığı ileri sürüldü.
Tarikat ve cemaatlerin ekonomik gücüne de dikkat çekilen açıklamada, bazı yapıların büyük holdinglere sahip olduğu savunularak, bu alandaki ekonomik çıkar çatışmalarının son operasyonlarda etkili olduğu iddia edildi.
Açıklamada ayrıca Süleymancılar, Menzil, İskenderpaşa ve İsmailağa gibi farklı tarikat ve cemaatler isimleriyle anıldı.
TKP: Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz
TKP, açıklamasının devamında tarikat ve cemaatlerin iktidarla ilişkilerinin geçmişten bugüne değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Açıklamada, “Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz!” denilerek bu yapıların “halk düşmanı” ve mevcut düzenin “aparatı” olduğu görüşü dile getirildi.TKP, açıklamasının sonunda tarikat ve cemaatlerin faaliyetlerine son verilmesi çağrısında bulundu. Partinin talepleri arasında bu yapıların dağıtılması, halkı sömürerek elde edildiği öne sürülen servetlere el konulması ve sahip oldukları holdinglerin devletleştirilmesi de yer aldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:
"Süleymancılar, Furkancılar ve karışan kafalar…
AKP iktidarının ilk günden bu yana en büyük dayanaklarından biri her zaman tarikat ve cemaatler oldu. Aynı zamanda devasa holdingler haline gelmiş olan bu karanlık yapılar, yıllarca iktidarın da desteğiyle devletin birçok kritik kurumunda mevzilendiler, büyüdükçe büyüdüler. Bunun en öne çıkan örneği bilindiği üzere Fethullahçılardı. İktidarı bütünüyle kendi ellerine almak istediklerinde yaşananlar hâlâ hafızalarda. Ancak hafızalara kazınan “kanlı final” sonrası dahi AKP iktidarı tarikat ve cemaatlerin üzerine gidecek hiçbir adım atmadı. Son günlerde önce Süleymancılar, ardından da Furkancılara yönelik operasyonlar sonrası bu tartışma bir kez daha açıldı. Üstelik “iyi tarikat, kötü tarikat”, “yandaş tarikat, muhalif tarikat” gibi tuhaf bir kafa karışıklığı ve tuzak yaratarak…
Bu kafa karışıklığını yaratan AKP’nin bakanlarının ısrarla “tarikat ve cemaat operasyonu yapmıyoruz, bunlar suç örgütü” demek zorunda kalması boşuna değil. Bu eksikli tarifi biz düzeltelim: Tüm tarikat ve cemaatler birer suç örgütüdür! Bu açık gerçeği perdelemek için halkı “iyi tarikat, kötü tarikat” tuzağına çekmek istiyorlar. Oysa iktidar kendi kontrolünde olan tarikat ve cemaatlerin boy atmasına izin veriyor, diğerlerini budayıp kendi hizasına sokmaya çalışıyor. Hepsi bu. Ortada devasa boyutlara ulaşan holdinglere sahip tarikatlardan ve büyük bir pastadan söz ediyoruz. Bu pasta için boğazlaşma olmaması mümkün değil, bugün yaşadıklarımız tam da bunun yansımasıdır.
Adı geçen tarikatlar dahil hepsinin halk düşmanı olduğunu, bu düzenin aparatı olduğunu ve yıllarca iktidarla işbirliği yaptıklarını akıldan hiç ama hiç çıkarmamak gerekiyor. Tarikat ve cemaatlerin iyisi, kötüsü olmaz! Bir kez bu tuzağa düşünce halk düşmanı Fethullahçılardan, çocuk katili ve istismarcısı Süleymancılardan dahi “muhalif” çıkarmak mümkün hale gelir. Bugün ülkenin tüm kurumlarına yerleşen Menzil, İskenderpaşa ve İsmailağa gibi tarikat ve cemaatler yarın iktidarla pasta kavgası için ters düştüklerinde “iyi” olmayacaklar. TKP’nin sözü açık. Tarikat ve cemaatlerin hüküm sürdüğü bu düzene ve onun iktidarına son verilmeli, tüm tarikat ve cemaatler derhal dağıtılmalı, bu karanlık yapıların halkı sömürerek elde ettiği devasa servete el konulmalı ve holdingleri devletleştirilmelidir!”
diyekonustu.com
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yap