Yüksekte mahsur kalma fikrinin tek başına bile gerilim yaratabildiğini ilk filmde görmüştük. Fall, oldukça basit bir hikaye üzerinden iki karakteri son derece zor bir durumda bırakarak seyirciyi uzun süre ekran başında tutmayı başarmıştı.

Fall 2: Deadpoint ise aynı formülü farklı bir mekana taşıyor. Bu kez hikayenin merkezinde Jax ve Luce var. İki genç kadın, Tayland'da yüksek bir dağ rotasına çıkıyor. Ancak yolculuk sırasında meydana gelen kaya düşmesi, ikilinin planını tamamen değiştiriyor ve kendilerini yüzlerce metre yüksekte, son derece tehlikeli bir noktada buluyorlar.
Filmin en güçlü tarafı yine yükseklik
Filmin hakkını teslim etmek gereken ilk nokta, yükseklik hissi.
Kameranın karakterlerin bulunduğu noktadan aşağıya bakması, dar platformlar ve her an kopacakmış gibi duran yapılar zaman zaman seyircide ciddi bir tedirginlik yaratıyor. Özellikle yukarıdan çekilen sahneler, yükseklik korkusu olan izleyiciler için oldukça rahatsız edici olabilecek kadar etkili.
Fakat sorun da tam burada başlıyor.
İlk filmde bu korku unsuru seyirci için daha yeniydi. İkinci filmde ise neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Karakterlerin yüksekte mahsur kalacağını, seçeneklerinin giderek azalacağını ve yeni bir tehlikenin ortaya çıkacağını tahmin etmek zor değil.
Bu nedenle bazı sahneler fiziksel olarak gerilimli olsa da hikaye tarafında aynı heyecanı yaratmak kolay olmuyor.
Senaryo gerilimi taşımakta zorlanıyor
Fall 2: Deadpoint ilerledikçe filmin en büyük sorunu ortaya çıkıyor: Senaryo.
Karakterlerin aldığı bazı kararlar ve tehlikelerin arka arkaya geliş biçimi, hikayenin doğal akışından çok gerilimi devam ettirmek için hazırlanmış hissi veriyor.
Bir tehlike atlatılmadan yenisinin ortaya çıkması kısa vadede tansiyonu yükseltiyor. Ancak bu yöntem tekrarlandıkça seyircinin merakı azalıyor. Bir süre sonra “Acaba kurtulabilecekler mi?” sorusunun yerini “Sıradaki tehlike ne olacak?” sorusu alıyor.
Bu da filmin duygusal tarafını zayıflatıyor.
Karakterler yeterince derinleşmiyor

Jax ve Luce filmin büyük bölümünü hayatta kalmaya çalışarak geçiriyor. Ancak seyircinin bu iki karakterle güçlü bir bağ kurmasını sağlayacak karakter gelişimi yeterince ortaya konulmuyor.
Harriet Slater ve Arsema Thomas, fiziksel olarak zorlayıcı sahnelerin altından kalkmaya çalışsa da oyuncuların performanslarını destekleyecek güçlü bir senaryo bulunmuyor.
Özellikle karakterlerin bazı kararları sorgulandığında, filmin kendi kurduğu gerilim atmosferi de zarar görüyor. Çünkü seyircinin karaktere inanması için önce onun neden o kararı verdiğini anlaması gerekiyor.
İlk filmin formülü tekrar ediliyor

Devam filminin en belirgin problemi ise ilk filmin başarısını yeni bir fikirle geliştirmek yerine büyük ölçüde tekrar etmesi.
Mekan değişiyor, tehlikeler değişiyor ancak temel yapı aynı kalıyor: Yüksekte mahsur kalan karakterler, sınırlı imkanlar ve giderek azalan kurtulma ihtimali.
Bu durum ilk filmi seven izleyici için tanıdık ve kolay tüketilen bir gerilim sunabilir. Fakat serinin ikinci filmle birlikte yeni bir şey söylemesini bekleyenler açısından yeterince tatmin edici olmayabilir.
Film daha büyük bir macera kurmaya çalışırken, ilk yapımın sade yapısındaki gerilimi de kaybediyor.
Gerilim bazı anlarda gerçekten çalışıyor

Bütün bu eleştirilere rağmen filmin tamamen başarısız olduğunu söylemek de doğru olmaz.
Özellikle yükseklik hissinin kullanıldığı sahnelerde Fall 2: Deadpoint amacına ulaşıyor. Kamera açıları ve mekan kullanımı sayesinde bazı anlarda seyircinin nefesini tutmasını sağlayabiliyor.
Filmin problemi, bu gerilimi yaklaşık 98 dakikalık süre boyunca aynı seviyede tutamaması.
İyi çalışan sahnelerin ardından gelen zayıf diyaloglar ve fazla zorlanmış olaylar, filmin kendi kurduğu atmosferi tekrar tekrar kesintiye uğratıyor.
Final yeni bir hikayenin kapısını aralıyor

Filmin son bölümünde hikayenin yalnızca bu filmle sınırlı kalmayabileceğine yönelik işaretler bulunuyor. Bu tercih, serinin yeni filmlerle devam etmesine imkan bırakıyor.
Ancak ikinci film, üçüncü bir yapım için zemin hazırlamadan önce kendi hikayesini daha güçlü tamamlayabilseydi etkisi daha kalıcı olabilirdi.
Fall 2: Deadpoint, seyirciyi yüksekliğin tehlikesiyle baş başa bırakmayı biliyor. Fakat ilk filmdeki sade gerilim formülünü genişletmeye çalıştıkça senaryo tarafında tökezliyor.
Filmde yükseklik korkusu hala etkili, ancak sadece yüksek bir yere çıkmak iyi bir gerilim filmi için yeterli olmuyor. İlk filmin yarattığı şaşkınlık ve çaresizlik hissi bu kez daha tanıdık bir formülle karşımıza çıkıyor.
diyekonustu.com
Tüm Sinema Haberleri için TIKLAYIN
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Yap