diyekonustu.com
$ DOLAR
-
-
€ EURO
-
-
BİTCOİN
-
-
ÇEYREK ALTIN
-
-
BİST 100
-
-
GRAM ALTIN
-
-
TAM ALTIN
-
-
PETROL
-
-
ONS ALTIN
-
-
Tüm Piyasalar →

Apartman Bahçesinden Sokağa Uzanan Komşuluk ve Lokma İkramı

Google Haberler'de diyekonustu.com'u takip edin Takip Et
Apartman Bahçesinden Sokağa Uzanan Komşuluk ve Lokma İkramı

Paylaşma seçenekleri

Bu haberi sosyal medya hesaplarında veya mesajlaşma uygulamalarında paylaş.

E-posta Facebook X X p Pinterest W WhatsApp T Telegram in LinkedIn @ Threads r Reddit
0
Mail

Bir apartmanın bahçesinde tencerenin altı yakıldığında ortaya çıkan ilk şey yemek değildir, sestir. Kapılar sıradan bir günden farklı biçimde açılır, merdiven boşluğunda yıllardır birbirini başıyla selamlayıp geçen insanlar durup konuşur. Kimin için yapıldığı sorulur, bir isim söylenir, kısa bir dua edilir. Şehirde komşuluğun hangi anlarda kurulduğunu merak eden biri için bu sahne fazlasıyla açıklayıcıdır.

Lokma ikramı çoğu zaman mutfak tarafından anlatılır: hamurun kıvamı, şerbetin sıcaklığı, kaç kişilik hazırlandığı. Oysa ikramın asıl işlevi tabakta değil, tabağın el değiştirdiği yerdedir. Bir yasın ardından, bir adağın yerine gelmesinde ya da bir doğumun şükründe dışarı çıkarılan tencere, o binada yaşayan insanlara birbirleriyle konuşmak için sebep üretir.

Tanışmayı Hızlandıran Kısa Bir Sıra

İkramın en çok konuşulan tarafı sıradır. Aynı asansörü paylaşan ama adını bilmediği komşusuyla yan yana duran biri, birkaç dakika içinde hangi katta oturduğunu, kaç yıldır orada olduğunu ve neyle uğraştığını öğrenir. Bu bilgi alışverişi zorlama bir tanışma töreninden çok daha rahat ilerler, çünkü kimse tanışmak için orada değildir. Herkes ikram için oradadır ve tanışma yan üründür.

Çocuklar bu tabloda ayrı bir rol üstlenir. Tabakları üst katlara taşımak, kapı çalıp elindeki poşeti uzatmak çoğu çocuk için oyun gibidir. Ancak bu küçük gidiş gelişler, yetişkinlerin yıllardır kuramadığı teması birkaç saatte kurar. Evde olmayan komşuya kapı koluna asılan poşet bırakılır, akşam bir teşekkür mesajı gelir ve o mesaj çoğu zaman ilk mesajdır.

İkramın saati de bu tanışmayı belirler. İş çıkışına yakın kurulan bir düzen çalışan komşuları yakalar, öğle saatlerinde kurulan düzen daha çok evde olanları bir araya getirir. Kimseye davet gönderilmediği için katılım tamamen o saatte binada olmakla ilgilidir. Bu yüzden aynı apartmanda arka arkaya yapılan iki ikram çoğu zaman birbirinden bambaşka insanları karşılaştırır.

Kuşaklar Aynı İkrama Farklı Bakıyor

Yaşı ilerlemiş komşular için ikram, geleneğin sürdürülmesidir. Anmanın kendisi kadar, anmanın paylaşılarak yapılması önemlidir. Orta yaş kuşağı işin lojistiğini üstlenir: yönetimden izin almak, alanı hazırlamak, sonrasında ortalığı toparlamak genelde bu gruba düşer. Gençler ise ikrama daha çok bir buluşma olarak yaklaşır, bazen geleneğin çıkış noktasını tam bilmeden katılır ama katılır.

Bu farklılık çoğu zaman sanıldığı gibi bir kopuş değildir. Sebebini bilmeden tabak taşıyan genç, birkaç yıl sonra kendi ailesinde benzer bir gün geldiğinde ne yapılması gerektiğini hatırlar. Geleneğin aktarımı burada anlatarak değil, birlikte yapılarak gerçekleşir. Kimse kimseye ders vermez, sadece herkes aynı bahçede durur.

Sebebin sorulması da bu aktarımın parçasıdır. Tabak alan biri kimin için yapıldığını sorar, bir isim duyar ve o ismi hiç tanımadığı halde bir süre hatırlar. Anılan kişi böylece kendi ailesinin dışına çıkar, tanımadığı insanların gününe kısa da olsa girer. Geleneğin en sessiz işlevi büyük ihtimalle budur.

Sokak Kapısı ile Site Ortak Alanı Arasındaki Fark

Eski mahalle düzeninde ikram sokağa açılırdı. Kapının önüne kurulan düzen, geçenin de payını alacağı bir açıklıktı. Bugün İstanbul'un büyük bir bölümünde bu açıklık yerini yönetim izniyle kullanılan ortak alanlara bıraktı. Otopark girişi, bahçe köşesi ya da kapalı sitelerin sosyal tesis önü, aynı işlevi daha düzenli ama daha kapalı biçimde görüyor.

Kapalı sitelerde bu düzen zamanla kendi kurallarını da üretti. Hangi köşenin uygun olduğu, aracın nereden gireceği ve hangi saatte kimsenin rahatsız olmayacağı birkaç denemeden sonra oturur. Yeni taşınan biri içinse ilk ikram, sitede kimin kiminle nasıl konuştuğunu görebileceği en hızlı fırsattır.

İş yeri önünde yapılan ikram ise bambaşka bir sosyal alan açar. Orada dağıtılan tabak komşuya değil, tanınmayan birine gider. Esnafın kendi aralarındaki ilişki bu tür günlerde görünür hale gelir, yan dükkân tabakları taşımaya yardım eder, karşı kaldırımdan biri gelip sırayı bekler. Kalabalık bir caddede birbirine hiç bakmayan insanların aynı sıraya girmesi, şehrin en sıradan ama en dikkat çekici anlarından biridir.

Geleneğin Şehirde Biçim Değiştirmesi

Büyük şehirde bu geleneğin ayakta kalmasının pratik bir nedeni var: hazırlık artık ev mutfağından çıktı. Bugün pek çok aile tencereyi kendi kurmak yerine işi düzenli yapan ekiplere bırakıyor. Şehirde İstanbul lokma döktürme hizmeti veren ekiplerin dar bahçelerde ve otopark girişlerinde kurulum yapabilmesi, geleneğin apartman ölçeğine sığmasını mümkün kılıyor. Yoksa kalabalık bir binada onlarca kişilik hazırlık, tek bir mutfağın kaldıracağı iş değil.

Lokma döktürme bu yüzden kırsaldaki halinden farklı bir düzene oturdu. Meydan yerine bahçe, imece yerine bir günlük kurulum, uzun bir hazırlık yerine birkaç saatlik pencere geçti. Biçim değişti ama işlev korundu. İnsanlar hâlâ bir sebeple bir araya geliyor ve hâlâ birbirine bir şey uzatıyor.

Geriye Kalan

Bu ikramların ardından hatırlanan şey genellikle tadı olmaz. Hatırlanan, o gün kimin geldiğidir. Bir hafta sonra merdivende karşılaşan iki komşunun selamı biraz uzar, bir sonraki karşılaşmada bir soru eklenir. Herkes katılmaz, bazı kapılar açılmaz, bazı komşular sadece teşekkür edip geri döner. Ama eşik alçalır. Şehirde komşuluğun tamamen kaybolmamasının nedeni büyük ihtimalle bu küçük eşik farkıdır.

Son Haberler

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yap

Sonraki haber hazırlanıyor