Türkiye’nin yıllardır tartıştığı dini yapılanmalardan Furkan Vakfı’na yönelik operasyon, 19 Ağustos 2026 sabahı Adana merkezli olarak gerçekleştirildi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 6 ilde 49 adrese eş zamanlı baskın düzenlendi.
Operasyonun en dikkat çeken isimleri, Furkan Vakfı Kurucu Başkanı Alparslan Kuytul ile eşi Semra Kuytul oldu. Kuytul çiftinin yanı sıra çok sayıda vakıf mensubu da gözaltına alındı. Bazı kaynaklar gözaltına alınanlar arasında Kuytul’un avukatının da bulunduğunu aktardı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise soruşturma kapsamında 32 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, 5 şirkete yönetim kayyımı atandığını ve 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildiğini açıkladı.
Operasyonun merkezinde 6 ayrı suçlama var
Soruşturmanın kapsamı yalnızca vakıf faaliyetleriyle sınırlı değil. Adli kaynakların aktardığı bilgilere göre 32 şüpheli hakkında;
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme,
- Kurulan örgüte üye olma,
- Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama,
- Nitelikli dolandırıcılık,
- Resmî belgede sahtecilik,
- Vergi Usul Kanunu’na muhalefet suçlarından işlem yapıldı.
Soruşturma kapsamında müşteki ve tanık ifadeleri, CİMER başvuruları, mali analizler, banka hareketleri, ticaret sicili kayıtları ve dijital materyallerin incelendiği belirtildi.
Burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: Söz konusu suçlamalar henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş suçlar değil, soruşturma kapsamında şüphelilere yöneltilen iddialar.
Dosyadaki en dikkat çekici iddia: “emanetçi üyeler”
Soruşturmanın mali boyutunda dikkat çeken iddialardan biri, yapılanma içerisindeki bazı kişilerin “emanetçi üye” olarak kullanıldığı yönünde.
Adli kaynaklara dayandırılan bilgilere göre bazı kişilerin kendi adlarına şirket kurmaya, banka hesaplarını kullandırmaya ve taşınır ya da taşınmaz mallarını yapılanmanın belirlediği kişilere devretmeye yönlendirildiği öne sürülüyor.
İddialara göre şirket, taşınmaz ve araçlar kâğıt üzerinde farklı kişilerin adına kaydedilirken fiili kontrolün yapılanma içerisindeki yöneticilerde olduğu değerlendirildi. Mali incelemelerde ise ticari faaliyetlerle uyumlu olmadığı belirtilen para transferlerinin ve açıklanamayan hesap hareketlerinin tespit edildiği aktarıldı.
Bağışlar da soruşturmanın merceğinde
Dosyaya yansıyan iddiaların bir diğer ayağını para toplama faaliyetleri oluşturuyor.
Soruşturma kapsamında “infak”, “kurban bağışı”, “Ramazan kolisi”, “zekât”, “fitre” ve “öğrenci yardımı” gibi başlıklarla para toplandığı ve bu gelirlerin bir bölümünün kayıt dışı bırakıldığı öne sürüldü.
İddialara göre toplanan paraların bir kısmı yapılanmayla bağlantılı kişiler ve ticari işletmeler üzerinden dolaşıma sokuldu. Bu para hareketlerinin suçtan elde edilen gelirlerin aklanması kapsamında incelendiği belirtildi.
Soruşturma dosyasında ayrıca bağış yapan kişilere paraların ne kadar toplandığı ve nerelerde kullanıldığı konusunda yeterli bilginin verilmediğine ilişkin mağdur anlatımlarının bulunduğu aktarıldı.
2022’deki olay da dosyaya girdi
Mevcut soruşturmanın geçmiş dönemde yaşandığı belirtilen olayları da kapsadığı görülüyor.
Adli kaynakların aktardığı iddialara göre 2022 yılında yapılanmayla bağlantılı bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakıldığı, taşınır ve taşınmaz mallarını belirlenen kişilere devretmeye zorlandığı ve işlemleri kendi isteğiyle yapıyormuş görüntüsü oluşturmak amacıyla zorla video kaydı alındığı öne sürüldü.
Bu iddialarla bağlantılı kamu davasının devam ettiği belirtildi.
349 sosyal medya hesabına erişim engeli
Operasyonun dijital ayağı da dikkat çekici.
Soruşturma kapsamında 349 sosyal medya hesabı hakkında erişimin engellenmesi kararı verildi.
Adli kaynaklara göre bu hesapların yapılanmanın faaliyetlerini destekleyen ve örgütsel bağlılığı güçlendiren paylaşımlar yaptığı, bazı kamu görevlilerini veya yapılanmadan ayrılan ve yapılanmayı eleştiren kişileri hedef aldığı değerlendirildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek de 349 hesap için erişim engeli kararı verildiğini doğruladı.
5 şirkete kayyum
Soruşturmanın bir diğer önemli ayağı şirketler.
Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre yapılanmanın mali faaliyetlerinde kullanıldığı değerlendirilen 5 şirkete yönetim kayyımı atandı.
Bunlardan kamuoyuna yansıyan şirketlerden biri Levent Börek oldu. Medyascope da soruşturma kapsamında Levent Börek’e kayyum atandığını duyurdu.
Şirketlerin isimlerinin tamamının ve kayyum kararlarının kapsamının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında daha netleşmesi bekleniyor.
“2018’den sonra yeniden örgütlendiler” iddiası
Bugünkü operasyonu geçmişten bağımsız değerlendirmek mümkün değil.
Adli kaynaklar, 2018 yılında Furkan yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonların ardından yapılanmanın yeniden organize olduğunu öne sürüyor.
Soruşturma makamlarının değerlendirmesine göre yapı, lider merkezli hiyerarşik özelliğini korurken farklı kişiler, kurumlar ve ticari işletmeler üzerinden faaliyetlerini sürdürdü. Bu nedenle mevcut dosyada 2018 sonrasındaki dönem de ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Furkan Vakfı’nın geçmişinde 2018 operasyonu var
Furkan Vakfı, ilk kez 2018 yılında bu denli kapsamlı bir operasyonla gündeme gelmemişti; aksine bugünkü soruşturmanın geçmişi 2018’e kadar uzanıyor.
30 Ocak 2018'de Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Adana, Elazığ ve Niğde’de 33 adrese operasyon yapılmış, aralarında Alparslan Kuytul’un da bulunduğu vakıf yönetici ve üyeleri gözaltına alınmıştı. O dönemde soruşturmada “suç örgütü kurma”, “nitelikli dolandırıcılık”, “belgede sahtecilik” ve çeşitli terör örgütlerine yardım iddiaları da yer almıştı.
2018 soruşturmasında Kuytul hakkında ayrıca “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlarından hapis istemiyle davalar açılmıştı.
Kuytul, 2018’de tutuklanmış ve daha sonra 5 Aralık 2019’da tahliye edilmişti.
2022’de yeniden tutuklandı
Kuytul’un adli süreci 2018’le de bitmedi.
2022 yılında Adana’daki bir iş insanının alıkonulması iddiasıyla yeniden tutuklanan Kuytul, 2023 yılında tahliye edildi. İngilizce yayın yapan Turkish Minute de Kuytul’u bu süreçte hükümeti eleştiren İslamcı bir dini lider olarak tanımlayarak tahliye kararını haberleştirmişti.
Kuytul’un geçmişteki bu davaları ve Furkan yapılanmasına yönelik operasyonlar, bugünkü soruşturmanın arka planını oluşturuyor.
Yurtdışında da yıllardır takip ediliyor
Furkan yapılanması yalnızca Türkiye’deki medya kuruluşlarının gündeminde değil.
İngilizce yayın yapan Turkish Minute, Kuytul’u hükümete yönelik eleştirileriyle bilinen Furkan Vakfı’nın lideri olarak haberleştirdi. Yayın, 2022’de Kuytul’un cezaevindeki koşullarına ilişkin avukatının açıklamalarını da aktardı.
Almanya Federal Göç ve İltica Dairesi’nin (BAMF) 2021 tarihli bilgi notlarında da Furkan topluluğunun Adana ve Gaziantep’teki camilerde düzenlediği eylemler sırasında çok sayıda kişinin gözaltına alınması uluslararası gelişmeler arasında yer aldı.
2025 yılında ise Turkish Minute, Ankara’daki Furkan bağlantılı merkezlerin yetkililer tarafından mühürlenmesini haberleştirdi. Haberde Ankara’daki merkez ve üç yerel ofisin ruhsatsız sosyal tesis işletildiği gerekçesiyle kapatıldığı, Kuytul’un ise işlemi siyasi olarak nitelendirdiği aktarıldı.
Dolayısıyla bugünkü operasyon, Furkan yapılanması ile devlet arasındaki gerilimin ilk örneği değil.
Operasyondan bir gün önce dikkat çeken mesaj
Operasyonun siyasi tartışmasını büyüten gelişme ise 18 Ağustos’ta yaşandı.
Alparslan Kuytul, daha önce Süleymancılar yapılanmasına yönelik operasyon hakkında değerlendirmelerde bulunarak operasyonun siyasi nedenlerle gerçekleştirildiğini savundu.
Bu açıklamanın ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabından Kuytul’u doğrudan hedef alan bir paylaşım yaptı.
Saral, “Suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!” ifadelerini kullandı. Saral aynı paylaşımda dini ve milli değerlerin yapılanmalar için kalkan olarak kullanılmaması gerektiğini savunarak FETÖ ve Alihan Kuriş örneklerini verdi.
Bu paylaşımın üzerinden yaklaşık bir gün sonra Kuytul ve eşinin gözaltına alınması, operasyonun siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi.
Furkan tarafı: “Operasyon talimatla yapıldı”
Furkan Hareketi ise operasyonun ardından yaptığı açıklamada gözaltıları sert biçimde eleştirdi.
Yapılan açıklamada Kuytul ve Semra Kuytul’un yanı sıra çok sayıda hareket mensubunun evlerinin basıldığı, arama yapıldığı ve gözaltılar gerçekleştirildiği belirtildi. Hareket, Oktay Saral’ın bir gün önceki sözlerine dikkat çekerek operasyonun “talimatla” gerçekleştirildiğini ileri sürdü.
Furkan tarafı ayrıca geçmişte haklarında verilen çok sayıdaki beraat kararını hatırlatarak kendilerine yöneltilen suçlamaların hukuki süreçlerde karşılık bulmadığını savundu.
Bu açıklamalar, soruşturma makamlarının suçlamalarıyla doğrudan karşı karşıya geliyor.
Bakan Gürlek: “Hedef inanç değil”
Adalet Bakanı Akın Gürlek ise operasyonun dini bir gruba yönelik olmadığını özellikle vurguladı.
Gürlek, soruşturmanın herhangi bir dini grup, inanç veya düşünceyi hedef almadığını; dosyaya yansıyan somut suç eylemleri, mağdur ve tanık beyanları, örgütsel baskı iddiaları ve mali delillerin soruşturulduğunu söyledi.
Başsavcılık kaynakları da benzer şekilde, inanç ve düşünce özgürlüğü ile suç teşkil ettiği değerlendirilen eylemler arasında ayrım yapıldığını belirtiyor.
Şimdi ne olacak?
Alparslan Kuytul, Semra Kuytul ve diğer şüpheliler hakkındaki adli süreç devam ediyor.
Şu aşamada gözaltı işlemleri ile soruşturmanın delil toplama süreci sürerken, tutuklama kararı verilmiş değil. Şüphelilerin savcılık ve hakimlik süreçlerinin ardından dosyanın hangi suçlamalar üzerinden ilerleyeceği daha netleşecek.
Soruşturmanın önümüzdeki aşamasında özellikle üç başlık kritik önem taşıyor:
Birincisi, 5 şirkete ilişkin kayyum kararlarının kapsamı ve şirketlerin yapılanmayla bağlantısının nasıl kurulduğu.
İkincisi, “emanetçi üyeler”, bağışlar ve şirketler arasındaki para trafiğine ilişkin mali deliller.
Üçüncüsü, 349 sosyal medya hesabıyla ilgili erişim engeli kararlarının hangi içerik ve paylaşımlara dayandırıldığı.
Bütün bu başlıkların mahkeme dosyasına yansımasıyla birlikte, operasyonun yalnızca bir gözaltı operasyonu mu yoksa Furkan yapılanmasının uzun yıllara yayılan mali ve örgütsel faaliyetlerine ilişkin kapsamlı bir soruşturmanın başlangıcı mı olduğu daha net ortaya çıkacak.
Şimdilik kesin olan ise şu: Adana merkezli başlayan operasyon 6 ile yayıldı, 49 adrese baskın yapıldı, Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul dahil 32 kişi hakkında adli işlem başlatıldı, 5 şirkete kayyum atandı ve 349 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.
diyekonustu.com